1200 TL üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz!
Hikâyelerle Yeşeren Bir Bilinç: Ekolojik Okuryazarlık

Hikâyelerle Yeşeren Bir Bilinç: Ekolojik Okuryazarlık

  • 18 Şubat 2026
  • ELİF MENGÜ

Ekolojik okuryazarlık kavramı, çevre eğitiminin öncü isimlerinden David W. Orr tarafından, bireyin çevresel sistemleri “okuyabilmesi” ve yaşam pratiklerini sürdürülebilirlik doğrultusunda şekillendirebilmesi olarak çerçevelendiriliyor. Çocuklara doğayı korumanın yalnızca ağaçları değil, hayatın bütün dengesini korumak olduğunu anlatan ekolojik yaşam bilinci sayesinde çocuklar; doğa, insan ve yaşam arasındaki görünmeyen bağları fark etmeye başlıyor.


Araştırmalar, ebeveynle birlikte kitap okunan çocukların empati ve perspektif alma becerilerinin anlamlı ölçüde daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ortak okuma deneyimi yalnızca dil gelişimini değil, değer aktarımını da güçlendiriyor. Bu nedenle okul öncesi dönemde resimli çocuk kitapları, ekolojik okuryazarlık için pedagojik bir araçtan çok daha fazlası; aile içi bir bilinç aktarım köprüsü olarak tanımlanabilir.


UNICEF, erken çocukluk dönemini yaşam boyu öğrenmenin ve davranış kalıplarının temellendiği en kritik zaman aralığı olarak tanımlıyor. Beyin gelişiminin yaklaşık %90’ının 5 yaşına kadar şekillendiği ifade ediliyor. Diğer bir deyişle: Çocuğumuzun doğayla, tüketimle, canlılarla ve kaynaklarla kurduğu ilişki biçimi tam olarak bu dönemde; evde, aile içinde ve hane içi doğal ortamlarımızda şekillenmeye başlıyor. Ekolojik okuryazarlık, çocukların doğayı bir “arka plan” olarak değil, bir yaşam sistemi olarak algılamasını sağlarken; sürdürülebilir kalkınma okuryazarlığı, seçimlerinin sonuçlarını fark etmelerini mümkün kılan bir yaklaşım sunuyor. En güçlü öğrenme aracının bağ kurma ve hikâye temelli anlatı olduğu 0–7 yaş döneminde, ebeveyn-çocuk bağıyla okunan resimli kitapların sihirli bir etkisi olduğuna inanıyorum.


UNESCO, sürdürülebilirlik değerlerinin bilişsel öğrenmeden çok duygusal bağ kurmanın ön planda olduğu erken çocukluk döneminde “oyun ve hikâye” temelli yaklaşımlarla verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Çocuklar önce doğayı sever, sonra onu korur. TEMA Vakfı kurucularından çevre aktivisti Hayrettin Karaca’nın “Bilgilenirsen, ilgilenirsin; ilgilenirsen de tepki gösterirsin” sözü bu yaklaşımın bir özeti niteliğinde.


0–7 yaş aralığında bir çocuğun “iklim krizi” kavramını bütünüyle anlamasını bekleyemeyiz. Ama bir ağaç kesildiğinde bir canlının yuvasını kaybettiğini anlayabilir. Bir hikâyede kahraman suyu kapattığında dünyayı kurtarmasa da bir fark yarattığını hissedebilir. Bugün ekolojik okuryazarlığı okul öncesi dönemde, ebeveyn-çocuk, dede-torun, teyze-yeğen, kuşaklar arası bağlarla ve evde paylaşılan hikâyelerle beslemek; geleceğin sorumsuzca tüketen değil, sorumlu karar vericilerini yetiştirmek için atılacak küçük ama kıymetli adımlardan biri olabilir.🌱

Daha Eski Gönderi Daha Yeni Gönderi

Yorum bırakın

Diğer Yazılar